-
13 Haziran 2011Van
Doğu Anadolu’nun her büyük ilinin almaya çalıştığı ‘doğunun Paris’i’ unvanının gerçek sahibidir VAN. Bir şehir olarak sahip olması gereken her türlü meziyete sahiptir. Van öyle bir şehir ki; Anadolu’nun en engebeli arazisi üzerinde, en yüksek rakımlı...
Doğu Anadolu'nun her büyük ilinin almaya çalıştığı 'doğunun Paris'i' unvanının gerçek sahibidir VAN. Bir şehir olarak sahip olması gereken her türlü meziyete sahiptir.
Van öyle bir şehir ki; Anadolu'nun en engebeli arazisi üzerinde, en yüksek rakımlı gölünün kenarında, yüzyıllara dayanan tarihi ile bu tarihin içerisinden yetişmiş bir kültürel hazine ve daha sayılamayacak zenginliklerin üstüne inşa olmuş bir medeniyet.
Van ili Türkiye'nin en doğusunda en büyük gölünün kenarında; doğusunda İran devlet sınırı, batısında Bitlis ili Tatvan ilçesi, kuzeyinde Ağrı ili Doğubayazıt ilçesi, güneyinde ise Siirt ili Pervari ilçelerini sınır alarak kurulmuş bir şehirdir.
Van nam-ı diğer Tuşpa Urartuların başkent olarak seçtiği şehir. Urartuların başkentliğini yapmış olan VAN bundan sonra da tarih içinde önemli hükümdarlara ev sahipliği yapmış konumu itibariyle onlarca farklı kültürün yerleşmesine, dağılmasına, göçmesine şahit olmuş ve o günlerin eserlerini bugüne kadar korumuş. Dünya kültürüne yapmış olduğu katkı şöyle dursun ülke içindeki farklı kültür ve medeniyetleri bir arada tutabilmesi açısından hayli büyük öneme sahiptir.
Van'ın en önemli özelliklerinden biri her hali bir sembol olması: Bir gözü mavi bir gözü yeşil Van Kedisi, adı göl kendisi deniz Van Gölü, illa ki yerinde tadabileceğin eşsiz Van Kahvaltısı, dünyaca ünlü Van Kilimleri Van'ın başlıca sembolleridir.
Van tarihi miras açısından çok şanslı bir şehir her milletten her medeniyetten her dinden eserler günümüze gelmiş camileri, kümbetleri, medreseleri, kiliseleri, köprüleri, mezar anıtlarıyla tam bir hazine şehir. Van merkezde bulunan Van Kalesi, Gürpınar'da Hoşap Kalesi, Gevaş'ta Akdamar Adası ve Kilisesi başlıca turizm alanlarıdır.





















